

Yer bilimleri alanındaki çalışmalarıyla tanınan Prof. Dr. Naci Görür, deprem riski taşıyan kentlerde yürütülen kentsel dönüşüm çalışmalarının tek başına yeterli olmadığını belirtti. Görür, gerçek anlamda depreme dirençli bir kentin ortaya çıkabilmesi için yedi temel başlığın eş zamanlı olarak ele alınması gerektiğini ifade etti. Açıklama, yapı stokunun yenilenmesine odaklanan mevcut yaklaşımın kapsamının genişletilmesi çağrısı olarak değerlendiriliyor.
Dirençli Kent Yalnızca Binadan İbaret Değil
Değerlendirmenin merkezinde, kent yaşamının yalnızca yapı stokundan oluşmadığı vurgusu yer alıyor. Bir kentte binaların güçlendirilmesi ya da yeniden inşa edilmesi önemli bir adım olmakla birlikte, deprem anında ve sonrasında yaşamın kesintisiz sürmesi bunun tek başına garantisi değil. Su, elektrik ve doğalgaz şebekeleri, yollar, köprüler, hastaneler ve itfaiye teşkilatı gibi kritik altyapı unsurlarının da ayakta kalabilmesi gerekiyor.
Bu yaklaşım, afet güvenliğinin yalnızca inşaat odaklı düşünülmesinin sınırlarına dikkat çekiyor. Yenilenmiş bir konut stokuna sahip olsa dahi, ulaşım ağı kopan, içme suyu kesilen ya da sağlık hizmetine erişimi aksayan bir yerleşim, depremin ilk saatlerinde ciddi bir kriz yaşayabiliyor. Bu nedenle dirençlilik kavramı, yalnızca binaların ayakta kalması değil, kentin işlevlerini sürdürebilmesi olarak tanımlanıyor.
Yedi Temel Başlık
Görür, depreme dirençli bir kent için birlikte değerlendirilmesi gereken başlıkları şöyle sıraladı:
- Yönetim: Afet süreçlerini planlayan ve koordine eden kurumsal yapının güçlendirilmesi.
- Halk: Toplumun afet bilinci, eğitimi ve hazırlık düzeyinin yükseltilmesi.
- Altyapı: Su, enerji, ulaşım ve haberleşme sistemlerinin dayanıklılığı.
- Yapı stoku: Konut ve iş yerlerinin güncel deprem yönetmeliklerine uygun hale getirilmesi.
- Ekosistem: Kentin üzerinde yer aldığı doğal sistemin korunması.
- Çevre: Zemin özellikleri, su havzaları ve yeşil alanların planlamaya dahil edilmesi.
- Ekonomi: Dönüşümün finansmanının ve afet sonrası ekonomik sürekliliğin planlanması.
Bu başlıkların ayrı ayrı değil, bütüncül bir plan içinde ele alınması gerektiği belirtiliyor. Aksi halde bir alanda sağlanan ilerlemenin, başka bir alandaki eksiklik nedeniyle sonuç vermeyebileceği ifade ediliyor. Örneğin güçlendirilmiş bir hastane binası, ulaşım ağı kesildiğinde beklenen işlevi göremeyebiliyor.
Kritik Altyapı Deprem Sonrası Yaşamın Anahtarı
Değerlendirmede öne çıkan başlıklardan biri kritik altyapı. Deprem sonrası ilk saatlerde arama kurtarma ekiplerinin bölgeye ulaşabilmesi yolların ve köprülerin kullanılabilir kalmasına, yaralıların tedavi edilebilmesi ise hastanelerin faaliyetini sürdürmesine bağlı. Benzer şekilde su ve enerji şebekelerinin hızla devreye alınabilmesi, sahra hastaneleri ve geçici barınma alanlarının işletilebilmesi açısından belirleyici oluyor.
Altyapı dayanıklılığı başlığı aynı zamanda haberleşmeyi de kapsıyor. Baz istasyonlarının ve enerji kaynaklarının sürekliliği, afetin ilk saatlerinde ihtiyaç tespiti ve koordinasyon açısından kritik kabul ediliyor. Bu nedenle kentsel planlama çalışmalarında yalnızca parsel bazında değil, şebeke bazında risk analizi yapılması öneriliyor.
Afet Bakanlığı Çağrısı
Görür, yedi maddelik çağrısının başına afet yönetiminden sorumlu ayrı bir bakanlık kurulması önerisini koydu. Bu yapının hızla teşkilatlanması, kendi bütçesine kavuşması ve deprem kuşaklarında aktif olarak çalışmaya başlaması gerektiğini savundu. Öneri, afet hazırlığının farklı kurumlar arasında dağınık biçimde yürütülmesi yerine tek bir çatı altında toplanması fikrine dayanıyor.
Konuya ilişkin kamu tarafında yürütülen çalışmalar ise Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile bağlı kurumlar tarafından sürdürülüyor. Bakanlık açıklamalarında, riskli yapıların tespiti ve yenilenmesine yönelik süreçlerin 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamında yürütüldüğü bilgisi paylaşılıyor. Yerel yönetimler de kendi sınırları içinde risk envanteri çalışmaları ve bilgilendirme toplantıları yürütüyor.
Yapı Stoku ve Yönetmelik Uyumu
Yapı stoku başlığında öne çıkan konu, mevcut binaların güncel deprem yönetmeliklerine uygunluğu. Türkiye'de yürürlükte olan Deprem Yönetmeliği, yeni yapılar için tasarım ve denetim koşullarını belirliyor. Yönetmelik öncesi dönemde inşa edilmiş yapılar için ise performans analizi ve güçlendirme seçenekleri gündeme geliyor. Uzmanlar, güçlendirme ile yeniden inşa arasındaki tercihin binanın taşıyıcı sistem durumuna, zemin koşullarına ve maliyet analizine göre yapılması gerektiğini belirtiyor.
Toplumsal Hazırlık Başlığı
Yedi başlık arasında yer alan halk boyutu, afet eğitimi ve tatbikatları kapsıyor. Bina bazında toplanma alanlarının bilinmesi, acil durum çantası hazırlığı ve apartman yönetimlerinin afet planı oluşturması gibi adımlar, kurumsal hazırlığı tamamlayıcı unsurlar olarak değerlendiriliyor.
Süreç On Beş ile Yirmi Yıl Arasında Planlanmalı
Dirençli kentin kısa sürede oluşturulamayacağını belirten Görür, bu sürecin planlı ve kararlı çalışmalarla yaklaşık on beş ila yirmi yıl arasında tamamlanabileceğini ifade etti. Bu değerlendirme, dönüşümün kampanya dönemleriyle sınırlı kalmayan, süreklilik taşıyan bir kamu politikası olarak ele alınması gerektiğine işaret ediyor. Uzun vadeli planlama, finansman modellerinin de çok yıllı kurgulanmasını gerektiriyor.
Malikler Açısından Ne Anlama Geliyor
Bina sahipleri açısından bakıldığında, sürecin ilk adımı yapının mevcut durumunun tespit edilmesi oluyor. 6306 sayılı Kanun kapsamında, Bakanlık tarafından lisanslandırılmış kuruluşlara başvurularak riskli yapı tespiti yaptırılabiliyor. Tespit sonucunda yapının riskli olduğunun belirlenmesi halinde, maliklerin kanunda öngörülen karar yeter sayısıyla dönüşüm kararı alması gerekiyor. Süreçte kira yardımı ve faiz destekli kredi gibi başlıklarda kamu tarafından sağlanan destekler bulunuyor; başvuru koşulları ve tutarlar dönemsel olarak güncelleniyor.
Uzman değerlendirmeleri, teknik tespit süreciyle birlikte zemin özellikleri, imar durumu ve proje planlamasının da erken aşamada incelenmesinin süreci hızlandırdığına dikkat çekiyor. Müteahhit sözleşmelerinde teslim takvimi, gecikme tazminatı ve teknik şartname başlıklarının açık biçimde düzenlenmesi de öneriliyor. Bu başlıklara ilişkin ayrıntıları kentsel dönüşüm rehberleri sayfamızda inceleyebilirsiniz. Kentsel dönüşüm sürecinizi başlatmak için kentsel dönüşüm başvuru formu'nu doldurabilirsiniz.
İlgili içerikler
Aynı konudaki diğer yayınlarımıza göz atın.
02 Eyl 2026
Konak'ta Kentsel Dönüşümde Bakanlıkla Ortak Çalışma Hedefi
İzmir'in Konak ilçesinde kentsel dönüşüm süreci, belediye meclisinin eylül ayı birinci birleşiminde ayrıntılı olarak ele alındı. Selahattin Akçiçek Kültür Merkezi'nde gerçekleştirilen toplantıda konuşan Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu,…
Devamını oku02 Eyl 2026
Kocasinan'da Kentsel Dönüşümde 11 Yıllık Kararlılık
Kayseri'nin Kocasinan ilçesinde yürütülen kentsel dönüşüm çalışmaları, Kocasinan Belediye Başkanı Ahmet Çolakbayrakdar'ın 2 Eylül 2026 tarihinde yaptığı değerlendirmeyle yeniden gündeme geldi.
Devamını oku

